Aşırı Kilolarla Şeker Hastalığının İlişkisi Nedir?

2 ay önce eklendi


Diyabet hastalığı ile aşırı kilo arasındaki bağlantılara bu makalemizde değineceğiz. Böylece aşırı kiloların ne kadar zararlı olduğu konusunda bir farkındalık oluşmasını ümit ediyoruz.

Diyabet ve kilo Arasındaki İlişki

Bir salgın gibi, rahat yaşamın bir getirisi olarak diyabet ve obezite paralel olarak ilerliyor. Dünya'da 400 milyon obez yetişkin hasta vardır ve bu rakam 2025 yılında dünya genelinde 700 milyondan fazla olacak. Obezite yakın gelecekte bakıldığında Amerika'daki önde gelen ölüm nedeni olabilir.


Bir diğer istatistiğe göre dünya çapında 246 milyon şeker hastası vardır. Bunlar veri bankasına giren hastalardır, şeker hastası olduğu halde farkında olmayan insanlar da vardır. Her yıl, 7 milyon kişi diyabet hastalığına yakalanıyor bu veri bize 1 saniyede 2 kişinin bu hastalığa yakalandığını gösteriyor. Şimdi diyabet ile obezitenin paralel olarak gelişme grafiği göstermesi, bu iki durumu ilişkilendirmek için yeterli değildir. Ancak aşırı kilolu hastaların yüzde 90'ının diyabete yakalandığını da görebiliyoruz.

Bütün obez hastalar, diyabet hastası olacak diye bir kural olmamasına karşın yüzde 90 büyük bir orandır. Uzmanlara göre, şeker hastalığına sadece obezite sebep olmuyor, genetik yatkınlığı olan ve kilo alanlar şeker hastalığına yakalanıyor. Ailesinde hiç şeker hastası yoksa, o kimse obez olsa bile genetik nedenlerden dolayı şeker hastası olmayabilir. İkinci bağlantı insülin direncidir. İnsülin kan şekerini düşürür ve şekeri hücrelere depolar. Direnç yavaş yavaş gelişir. Bu direnç belli bir kademeye aşırı kilolarla gelir, sonra da mutsuz sona yani şeker hastalığına ulaşılır.

Aşırı Yağlı ve Aşırı Şekerli Beslenmek Şeker Hastalığına Yol Açar

Aşırı şekerli gıda tükettiğimizde, pankreas beta hücreleri, insülini kan içine salgılar. Çünkü kan içinde bekleyen ve biriken glikoz, hücreye insülinsiz geçemez. Bu insülin bir gardiyan gibi gelir ve glikozu içeri almak için anahtarlarını kullanır. Eğer insülin az olursa az sayıda glikoz içeri alınır. Zamanla dinlenmeden çalışan pankreas isyan bayraklarını kaldırır ve artık üretime geçmez.


Bu durumda kanda glikoz seviyesi yükselmeye başlar. Damar içinde sanki kan değil pekmez dolaşıyormuş gibi bir durum ortaya çıkar ki, kalp pompası bu katılaşan sıvıyı pompalamakta zorlanmaya başlar. Damarlar şekerden dolayı sertleşir ve elastik özelliği kaybeder. İnce damarların işi daha da zordur. Damar tıkanması önlem alınmazsa kaçınılmaz olur. Şeker hastalığına yakalanmamak için şekeri ( rafine) hayatımızdan tamamen çıkarmamız gerekiyor. Yağlar da plaklara yol açtıkları için trans yağlar ve margarinler çok tehlikelidir. Hareketsizlik ve sigara da duruma dahil olunca hasta tam bir pimi çekilecek bombaya dönüşür.

Kiloları Vermek Yaşam Konforunu Geri Getirebilir

Şeker hastası daima tetiktedir, şekeri yükselirse hemen düşürülmesi gerektiğinden günlük kan şekeri ölçümü yapar. Tedirgindir, hayattan tat almakta zorlanır. yorgundur cinsel performansı yerlerdedir. Geleceğe dair pek bir beklentisi yoktur. Sürekli almak zorunda olduğu ilaçlar vardır. tip II diyabette pankreas organının üretmesi gereken insülin dışarıdan alınmak zorundadır. Günde 1-2 kez doktorun verdiği ölçüde iğne yapmak zorundadır.


Rafine Şekere İhtiyacımız Var mı?

Glisemik endeksi yüksek olan rafine şeker, bizi hemen doyurur, neşelendirir. Beyaz ekmek de aynı etkiyi yapar. Ama bunlar aynı zamanda çok çabuk acıktırırlar. Kişi 1-2 saat sonra bir şeyler atıştırmak ister. Atıştırmalar vücuda fazla gelir ve yağ olarak depolanmaya başlar. Şeker gelişme çağındaki çocuklarda enerji verici bir besin olsa da 30 yaşından sonra şekerin hayatımızdan tamamen çıkarılması çok önemlidir.

Zaten kişi, şeker hastası olduktan sonra zorunlu olarak şekeri kesecektir, ancak bu felaketi yaşamadan önce, şekeri kesmek bize daha konforlu bir hayat sunacaktır. Şekeri kesen bir insan hızla toparlanmaya doğru yol alıyor demektir. Buna ek olarak günlük 1 saat yürüyüş ve 2 L su içerse kendine büyük bir iyilik yapmış olur. yürüyüş hem kan şekerini düşürür hem kan yağlarını yok eder. Diyet ve fiziksel aktivite, şeker hastalarına önerildiği gibi, sağlıklı insanlara da formu korumak için öneriliyor.


 İnsülini Dışarıdan Alan İnsanlarda Yılda 5 Kilo Alma Sorunu

İstatistiklere göre, insülini dışarıdan almak zorunda olan hastaların, kan şekeri dengesi sağlandığı için ve glikozun içeriye alınması kolaylaştığı için yılda 5 kilo alması sorun teşkil etmektedir. İnsülin, bir hormon olarak anabolik etki gösteriyor. Bu da merkezi sinir sistemine her şeyin normal olduğu mesajını gönderirken aynı zamanda insülin, yağ depolanmasını teşvik de ediyor.

Buna ,istenmeyen anabolik etki adı veriliyor. Tedavi gören Obez hastaları için bu bir sorun olmaktadır. İlaç endüstrisi, hem iştahı kesen hem de kandaki insülin dengesini sağlayan yeni ilaçlar üzerinde çalışıyor. Böyle ilaçlar şu an için piyasada bulunmaktadır ve endokrin uzmanları tarafından reçete edilmektedir.

YORUMLAR